Malezya Macerası

(2016-2017)

Tayland sınırından geçtikten sonra herkesin önerisiyle Penang adasına gittim. George Town Penang eyaletinin başkenti. Ülkenin en eski şehirlerinden biridir ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Sit Alanı olarak kabul edilir. Niyetim burada 2-3 kalıp sonra aşağıya doğru inmekti ama duvar resimleri ile ünlü olan sokakları gördükten sonra birkaç gün daha kalmaya karar verdim. Sokak gezilerimi bitirdikten sonra Penang Island National Park’a çadır kurmak için gittim. Doğal parka çadır yeri aramaya başladığımda iki Malay gence rastladım. Onlardan burası hakkında bilgi alıyordum. Genelde insanlar buraya sabah yürüyüşüne ve denizde yüzmeye geliyorlarmış. Ağaçların aralarından yürürken ağaç dallarından sarkan küçük yılanları, ağaçtan ağaca atlayan maymunları ve yaklaşık 3 metre olan kertenkele türünden bir sürüngen cinsini(Varanus salvator) gördüm. O iki arkadaşa sorduğumda bunlar zehirsiz bir şey yapmazlar dediklerinde içim rahatlamıştı. Neyse ben çadır yeri bulduğumda çadırımı kurdum. Tepemde ki ağaçta maymun dostlarım yaşıyordu. Ertesi gün suyumu çalmışlardı ama olsun onlar yine benim en iyi arkadaşım oldular.  🙂 Ben denize girdiğimde sürüngen dostlarımda benle birlikte denize giriyorlardı. 2 gece 3 günümü bu hayvan dostlarımla geçirdikten sonra tekrar George town’a döndüm. Oradan da İpoh’a geçtim. Çin bayramı olduğundan dolayı sessizlik içinde İpoh’da 2 gün sokakları gezerek geçirdim. Oradan Melaka’ya yine UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilen başka şehre geçtim. Kaldığım yerde normalde 2 gün kalmak niyetimdeyken yine sokakların güzelliklerine aldanarak birkaç gün daha kaldım. Aylardır orada yaşayan bir Japon gezginle Little India adlı Hindistanlıların yaşadığı semte giderek Hindistan özlemimi giderdim. Melaka’dan sonra ki durağım Malezya başkenti Kuala Lumpur’du. 3 günümü de KL’de geçirdikten sonra İran’a uçtum.