Malezya’da Neler yaptım?

2018

19 Kasım saat akşam 6 gibi Kuala Lumpur’a vardım. Beni karşılamaya bir arkadaş geldi. Birlikte yemek yemeğe gittik. Tabi ki her zamanki gibi yerel bir restoranta yerel yemekler yemeği tercih ettim. Güzel bir akşam yemeğinden sonra kalacağım hostele bıraktı. İkinci gün bir arkadaş edindim ve birlikte Batu Caves’e gittik. Mağaranın içine hindu tapınağı yapmışlar. Buz devrinde yapıldığı söyleniyor. Saydım tam tamına 1001 basamak sonucunda mağaraya vardık. Basamakları çıkarken maymunlar vardı etrafımızda. Maymunun küçük bir kızın elinden meyve suyu şişesini zorla aldığına şahit oldum. Mağarayı gezdikten sonra tekrar hostele geri döndük. 2 sene önce Malaka’da tanıştığım japon gezginin Kuala Lumpur’da olduğunu görünce onunla buluştum. Dünyanın küçük olduğunu tekrar anlamış oldum. Hostelde ki arkadaşımla ertesi gün Putrajaya’ya gittik. Putrajaya devlet kurumlarının olduğu bir yer yeni başkent aslında.. Orada dolaşırken sokaklarda hiç kimsenin olmaması sokak satıcısı dahi yoktu. Robatlaşmış insanlar olarak sahte bir dünyada yaşıyoruz hissini uyandırdı bende… Bu hissi yanıma alarak hostele döndüm. Kuala Lumpur’un sokaklarında kaybolmak için ertesi gün sabah kahvaltıdan sonra dışarı çıktım. O gün bir Malezyalı bir arkadaş edindim ve ertesi gün turistik olmayan ama yerel insanların ilgisini çeken yerlere gittik. Ve sonra ki gün KL’den ayrıldım küçük bir kasabaya geldim. Kaldığım ev bir köyde müstakil bir evdi. Ev sahibi arkadaş ile yerel yemekler yedik, sabah ve gece pazarlarını gezdik. Düğüne katıldık. Fil kampına gittik. Yerli Malezyalı insanların bulunduğu yere gidip onlarla tanıştık. Oranın yakınlarında kuzeninin evi varmış orada kaldık. Ertesi gün öğlene kadar köyde gezdik nehir de yüzdük. Öğleden sonra oradan ayrılıp Kuantan’a doğru yola çıktım. Kuantan’da sahilde çadırımda kaldım. Önümde uzun bir sahil arkamda orman. Sabahları maymunlara günaydın derken akşamları cırcır böceklerine iyi geceler dediğim 3 gece geçerdim. Ama yağmur sezonunda olduğumuz için hergün ara ara yağmur yağıyordu. Hayatımda ilk defa gök gürültüsünden korktuğum günü geldiğimin 2. gecesinde yaşadım. Bütün hayvanların çığlık sesleri ve ağaçların savrulmasından çıkan sesler ile tüm geceyi geçirdim 4. günümde de maymunlara günaydın dedim. Ve hoşçakalın diyerek Terengganu’ya doğru yola çıktım. Otostop ile bir sonraki sahil kasabasına vardım. Orada beni alan abi ile kasabayı gezdik. Çifliklere gittik yemek yedik. Aşırı yağmur yağmaya başladığından dolayı otobüse bilet aldım ve Terengganu’ya vardım. Terengganu’da 4 gece kaldım. Kaldığım arkadaşın ailesi ve arkadaşlarıyla yerel yemekler yedik, sahillerde dolandık. Gezdik eğlendik. Bileklik satışı yaptım yerel bir pazarda. Çok güzel zamanlar yaşadım yine Malezya’da. Yavaş yavaş Tayland’a doğru geçme vakti geldi…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.