Moldova macerası

Moldova’ya Ukrayna’dan sandal ile geçtim. İlk durağım olan Çingenelerin başkenti Soroca’ya vardım. Yüzlerce inşaat halinde büyük kocaman 3 katlı evler var. Ve Moldova’ya bulunan tek kale. Evler çok dikkat çekici. Çünkü şahane bir mimari ile başlamışlar ama dış tasarımı yarıda bırakmışlar. İçinde yaşıyorlar. Neden bitirmediklerini ise sonradan öğrendim. Eğer bitirirlerse vergi ödemeye başlayacaklar. Vergiden kaçmak için bitirmiyorlar. Sonra ki durağım Beltsy burada bir ailenin yanında kaldım. Bana geleneksel yemeklerini yaptılar ve ailecek yedik. Çok hoş bir deneyimdi. Oradan Chisinau’ya gittim. Orada şimdiye kadar 90 ülkede bulunmuş bir Kolombiyalı ile Orhei ve etrafındaki bölgeyi gezdik. Orhei’de 350 mağaranın bulunduğu eski bir tapınak bulunuyor. Eskiden Hristiyan rahipler yaşıyormuş. Gagavuz Türklerinin bulunduğu Gagavuz Cumhuriyeti’ne gittim. Bizim Trakya şivesi ile konuşuyorlar. Genelde Rusça konuştuklarından ötürü kendi dillerini unutmaya başlamışlar. Burası Moldova’ya bağlı bir alan. Ama kendilerine ait marşı, başkanı, bayramı felan var. Ülke içinde ülke gibi bişey. Bir köyde misafir oldum ve çok ilginç bilgiler edindim. Hiçbir ülkenin kabul etmediği Transdinyester adlı bir ülkeye gittim. Sovyetler Birliğini parçalandıktan sonra Moldova’ya ait olan bu ülke Şerif adlı bir holding sayesinde kendilerini Moldova’dan ayrı bir Rus ülkesi olarak göstermişler. Son birkaç yıla kadar hala sovyetler esintisi yaşanıyormuş. Kendilerine ait para birimi, bayrağı, cumhurbaşkanı var yani aslında bir ülke. Toplamda 8 gün buraları gezdim ve tekrar Ukrayna’ya döndüm. Daha fazla bilgiye ve/veya doğru bilgiye  internetten erişin derim çünkü bu bilgileri az çok İngilizce ve rusçam ile öğrenebildim. Tek söyleyeceğim şey ben Moldova’yı çok sevdim. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.