Seul’de bir ay

Kore’ye Özbekistan’ın başkentinden 2 aktarma yaparak gelmiştim. Cebimde ki param Seul gibi bir yer için 10 günde bitecek kadardı. Uçaktan indikten sonra otostop ile Hongdae’e gidip orada gönüllü olarak çalışacağım bir hostel aramaktı. Ama bardaktan su boşalırcasına yağmur ile karşılaşınca tren ile gitmeye karar verdim. Neyse Hongdae’e varıp birkaç hostel sahibi ile görüştüm hepsi olumsuzdu. Sırılsıklam ıslandım ve hep olumsuz yanıt aldım. Morelim bozuk bir şekilde hiç bilmediğim bir yerde kendime çadır kuracak yer aradım. Neyse bir parkın içinde çardak buldum onun altına çadırı kurup uyudum. Tüm gece yağmur devam etti. Bu iyidir hiç insan gelmez derken sabahın dördünde bir bağrış ile uyandım. Çadırdan kafayı uzatınca şemsiyesi elinde yaşlı amca ve teyzeler spor yapıyor ve bağırıyorlar. Bir şekilde sabah ettim bende sporumu yaptıktan sonra yine iş için görüşmelere başladım bu sefer tüm yoga ve masaj salonlarını gezdim. Google sözlük ile insanlarla iletişime geçtim ama nafile yine kimse almadı. İş yok kalacak yer yok para yok. Ne yapacağım burada derken önceden internet üzerinden tanıştığım bir Koreli arkadaş bana gönüllü olarak çalışabileceğim birkaç hostel adı attı. Ve o sırada günlük iş buldum. İlk olarak gittim iş yaptım. Sonra hostele gittim. Yönetici ile konuştum beni kabul etti ve artık başımı sokabileceğim bir odam vardı. Yönetici ve diğer çalışanlara masaj yapabileceğimi ve yoga dersi verebileceğimi söyleyince ilk olarak masajı onlara yaptım ve böylelikle para kazanmaya başladım. Afişler basıldı. Her gelen müşteriye ben tanıtıldım. Ve böylelikle masaj yaparak para kazanmaya başladım. Ayrı zamanda bir meditasyon hocası ile tanıştım ona kendimden bahsettim. Birkaç defa buluşmalar gerçekleşti. Korelilere yoga dersi vermek için anlaştık. Hint tapınağı buldum ve onlara da kendimden bahsettim ve onlarla da vegan yemek nasıl yapılır etkinlikleri düzenledik. Tabi ki bu arada her zaman çalışmıyorum. Seul’u adım adım gezebildiğim her yeri gezdim. Bazen Bengi ile bazen hostelde tanıştıklarımla bazen de yalnız. Türkiye’den buraya gelen bir dostum vardı ona rica ederek bize bileklik yapabileceğimiz malzeme getirttik. Bengi ile bunları yaptık. İkinci el satışı yapılan bir yerden de hazır bileklikler aldım. Ve satış için herşeyi hazırladıktan sonra bazen Bengi ile bazen yalnız sokakta satış yapmaya başladım. Bu arada hostelde ne iş yaptığımı sorarsanız haftanın 5 günü en fazla 3 saat odaları temizliyorum. Kalacak yer ve yemek böylelikle bedava geliyor. Tam bir ayımı Seul’de doldurduktan sonra otostop ile diğer illerine gitmeye karar verdim. Şimdilerde küçük bir köyde Koreli bir aile ile birlikteyim.

“Seul’de bir ay” için 6 yanıt

  1. O bir aylık süre de bende sizleri tanıdım, iyi ki tanımışım. Yazınız ilham verdi, belirsizlikler beraberinde güzel şeyler getirmiş…. Nice seyahatlere

    1. Seni de tanımak güzeldi. Işık tuttu ise ne mutlu bana. Hayat yolunda başarıların devamını dilerim 😊

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.